giresundan
giresundan

Sema Maraşlı Hanımefendiye Tebrikler…

Sema Maraşlı Hanımefendiye Tebrikler…

Sema Maraşlı; mevcut sistem içinde, sözde kadın erkek eşitliği kılıcıyla ezilen ve mağdur edilen erkeklerin haklarını bir hanımefendi olarak erkeklerden daha fazla savunan, Müslümanların hissiyatına güçlü kalemiyle tercüman olan, son zamanlarda yazdığı her yazı Türkiye gündemine oturan, samimi bir dava ehli mücahide bir hanımefendi…
***
Bir Müslüman olarak, kırmadan dökmeden hakaret etmeden eleştiri nasıl yapılır, dava adamlığı nasıl olmalı; onun yazılarında güzel örneklerini görmek mümkün. 
Onun yazılarının çoğu, nice insanımızın “işte bu yazı benim yazım, işte burada beni anlatıyor” diyecek türden…
***
İşte “bu yazı beni anlatıyor” denilen yazılarından biri:

Benim Diplomam Senin Diplomanı Döver!
(…)
Aileyi yok edecek politikaları desteleyen, KADEM i eleştirdiğim için KADEM ciler tarafından twitter da saldırıya uğradım. Bunca zaman beni duymamış gibi yapıyorlar, görmezden gelmeye çalışıyorlardı fakat en son aileye sahip çıkan insanların sayısının arttığı görünce patlamışlar. Hakaretler, iftiralar, saçmalıklar…
İçlerinden en saçma olan da “Hangi vasıfla yazıp çiziyormuşum, üniversite diplomamın YÖK ten denkliği bile yokmuş.” oldu.
Bunu da bir ilde diş hekimi olan KADEM başkanı söylüyor. Tüh ya. Çök üzüldüm şimdi. Dt beni diplomasıyla dövdü:)) YÖK ün tanıdığı diplomam olsaydı ezilir miydim böyle. Vay bana!
(…)
Fakat esas problem şu ki ben hiç üniversite de okumamış olabilirdim. Ne zamandan beri yazar olmak için üniversite diploması gerekli olmaya başladı!
Ayrıca benim aile konusunu savunmamın yazarlıkla da alakası yok. Bir mümin olarak görevimi yapıyorum. İyiliği emretmek, kötülükten nehyetmek, mazlumun yanında olmak, haksızlık karşısında susmamak… Bunlar için de diplomaya gerek yok. Hiç okula gitmemiş fakat kendini yetiştirmiş biri de olabilirdim. Diploma kibrinden, ondan daha kötüsü statü kibrinden Allah’a sığınmak lazım.
Kısacası YÖK ün tanıdığı diplomanız sizin olsun. Ahiret aleminde YÖK diploması olanlara geçiş üstünlüğü verselerdi “vay benim niye yok” diye ancak o zaman üzülürdüm.
(…)
İddialara cevap vereceğine kendi ve avaneleri bana iftiralar atmışlar: Erkeklerin hınca hınç olduğu salonlarda konuşma yapıyormuşum. Terbiyesiz. Aklınca bel altı vurmaya çalışıyor. Eğitimlerimi sadece hanımlarla yapıyorum. Konferanslarımın yüzde doksanı sadece hanımlarla. Çok nadir olarak aile seminerleri oluyor, ona da karı-koca birlikte geliyorlar.
Bunu da kendimi savunmak için söylemiyorum KADEM in iki yüzlülüğünü göstermek için yazıyorum. Hani kadınlar çalışsın, güçlü olsun, hani çocuklar kreşe kadınlar iş hayatına hani kadınlar yönetici olsun, hani kadınlar camide erkeklerden geri kalmasın, hani devlet başkanı kadın olabilir, diyordunuz ne oldu? Neredeyse kadınların çalışması, twitter da yazması haram diyecekler konu ben olunca. Ne çok korkmuşsunuz ya. Ama ben sizden hiç korkmuyorum.
(…)
Geçmiş yıllarda bir yıl yazı yazdığım Haber 7 den Papa ile Mısırlı imamın foto montajla öpüşme fotoğrafını yayınladıkları için tepki gösterip ayrıldığımdan sonra iftiralar arttı. Yazarlar ve basın camiasında dönen aşağılamalar, karalamalar, iftiralar… İftira atanlar iftiralarında boğulsunlar.
(…)
Ayrıca bir de İslam’ın aile ile ilgili hükümlerini anlattığım için, dininden utanan, dinin hükümlerini hatırlattığım için benden nefret eden bir başörtülü feminist tayfa da oluştu. Onların da hakaretleri, iftiraları…
Sonra baktım internette bir sürü hakkımda pek çok küfür hakaret ve gerçek olmayan şeyler var. Küfürlere cevap vermeyi hiç düşünmedim, onların seviyesine inmeyi Müslüman bir hanım olarak kendime yakıştıramam, küfürler sahiplerine açılmadan paketle iade. Fakat iftiralara önce cevap vermeyi düşündüm, sonra dedim ben bunlarla baş edemem, enerjimi de gereksiz yere harcamayayım, Rabbime havale edip işime bakayım. Ben kalemin hakkını vermeye çalışayım.
Bazen iftiracılardan mesajlar aldığım oluyor “Sema hanım hakkınızı helal edin” diye. Ben onları Allah’a havale ettim. Rabbim onlar için ne uygun görürse razıyım.
Dt. hanım bana “Aldığın vebalin farkında bile olacak kadar bilgi ve birikime sahip olmayabilirsin.” diye seslenmiş. Alınan vebalin farkında olmak için bilgi yeterli olsaydı YÖK ün tanıdığı üniversiteleri bitiren KADEM ciler aldıkları vebalin farkında olurlar bir an önce tövbe ederlerdi.
Aldığın vebalin farkında olmak için vicdan lazım. O da bende var çok şükür, benim adıma hiç merak etmeyin. Kendi veballerinizi düşünün.
Bir de “Asfalta ölüleri serilen kadınların veballeri sizin boynunuza” demiş. Niye benim boynumaymış. Ben insan haklarını savunuyorum, kadın-erkek diye bir taraf için özel haklar isteyip cinsiyetçilik yapmıyorum.
İstanbul sözleşmesini ve 6284 ü savunan sizsiniz. Bu sözleşmeden sonra kaç kat arttı kadın cinayetleri. Bunları gördüğünüz halde hâlâ İstanbul Sözleşmesini destekliyorsunuz. Siz elinize bulaşmış masumların kanına bakın.
Dt. hanımın en çok zoruna giden de şu olmuş: “Bir müfterinin peşine düşen akademik ünvanlı abiler siz de mi bilimsel bilginin ne olduğunu bilmiyorsunuz” diye akademik ünvanı olup bana destek olanlara teessüf etmiş.
Sayın Dt. Çok şükür memleket senin gibi ünvan görgüsüzleri ile dolu değil. Ayrıca onlar bilimsel bilgiye değil, Allah’a taptıklarından haksızlık karşısında susmamak için bana destek oluyorlar. Sen bilimsel bilgiye tapmaya devam et
(Sema Maraşlı. 10 Temmuz 2019 Çocuk ve Aile)
http://www.cocukaile.net/benim-diplomam-senin-diplomani-do…/

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık